2008 finansal krizi

2007-2008 küresel finansal krizi, ABD'deki konut balonunun patlaması ve subprime mortgage (düşük kaliteli borçlulara verilen) kredilerinin geri ödenememesiyle başladı. Bu kriz, 15 Eylül 2008'de Lehman Brothers'ın iflasıyla zirveye ulaştı ve Büyük Depresyon'dan bu yana en şiddetli küresel durgunluk olan Büyük Durgunluğu tetikledi; ayrıca Yunanistan'dan başlayarak Avrupa borç krizini ve İzlanda finansal krizini de beraberinde getirdi. Krizin temelinde, düşük faiz oranlarının subprime kredileri teşvik etmesi, ardından faizlerin artması ve konut fiyatlarının hızla düşmesiyle borçluların ödeme gücünü kaybetmesi yatıyordu. Finansal kuruluşlar, türev ürünler ve hedge fonlar aracılığıyla birbirlerinin kefili haline gelerek riski artırdı; 16 Mart 2008'de Bear Stearns'in FED desteğiyle JP Morgan Chase'e satılması güven kaybının ilk büyük işareti oldu. 2006'dan itibaren en büyük subprime mortgage merkezi haline gelen Lehman Brothers, kayıplarını "Repo 105" yöntemiyle gizlemeye çalışsa da kontrol edilemeyen kayıpları nedeniyle iflas ederek küresel finansal ağı çökertti. ABD'de yaklaşık 10 trilyon dolarlık mortgage piyasasının dibe inmesi, dünya genelinde bankaları iflasa sürükleyerek milyarlarca insanı etkileyen uzun süreli bir ekonomik bunalım yarattı.