Faiz

Ekonomi biliminde faiz, hem borç anlaşmalarından hem de üretim amaçlı sermaye kullanımından elde edilen gelir oranı olarak tanımlanır ve nominal (açıklanan oran) ile reel (enflasyona göre düzeltilmiş oran) olmak üzere ikiye ayrılır. Faizin kökeni çok eskiye dayanır; MÖ 3000'deki Sümer belgeleri ilk kredi örneklerini gösterirken, bileşik faizin ilk yazılı kanıtı MÖ 2400'lere tarihlenir. Tarih boyunca dinler ve hukuk sistemleri faize karşı çıkmıştır; örneğin Yahudilikte tefecilik yasaklanmış, İslam'da riba olarak adlandırılmış ve 325'teki Birinci İznik Konsili din adamlarının tefecilik yapmasını yasaklamıştır. Katolik ilahiyatçı Thomas Aquinas, faizi "çifte ücretlendirme" olduğu için yanlış bulurken, Orta Çağ toplumlarında borçlar genellikle zorunluluktan doğduğu için faiz almak ahlaki açıdan ayıplanmıştır. Bu yasakları aşmak için Orta Çağ hukukçuları, üç ayrı sözleşmeyi birleştiren "Contractum trinius" gibi finansal araçlar geliştirerek faiz kazanmayı yasal hale getirmeye çalışmıştır. Sonuç olarak, ticari toplumlarda faiz sermayenin verimli kullanımını teşvik eden bir araç olarak görülürken, daha geleneksel toplumlarda hala kabul görmeyebilmektedir.